aidiyet,kimlik,futbol ve aklıma gelenler

Seksenli yıllardan sonra dünyada kimlik ve aidiyet kavramları yeniden tanımlanmaya çalışıldı; bu yapılırken de elden geldiğince siyasi ve ideolojik kısmı boş bırakıldı.Doksanlardan sonra Sovyetlerin çöküşü ile de beraber artık siyasi ve ideolojik aidiyet ve kimlikler bir kenara atıldı,attırıldı..
Minik etnisiteler ve dini bağlılıkların ön plana çıkarıldığı bu dönemde,siyasi ve ideolojik boşluğu başka kavramlar ile doldurulmaya çalışılıyor.Hatta artık doldurulduğunu söyleyebiliriz.Kitlelerin yeni ve kapsamlı afyonlarından olan futbol da bunlardan biri..
Öyle ki Pazar akşamı gördüklerimden sonra,bu ülkede aidiyetin ve kimlik yapısının tamamen değiştiğini söyleyebilirim:Bir takımın taraftarı şampiyon olamadığı için neredeyse takımını,stadını ve onun çevresinde ki her şeyi yıktı geçti.
Bu kadar da olmaz ki diyemiyorum,çünkü çok daha ağırlarını göreceğimize eminim.Bunu yapan kimseyi ayıplamıyorum.Niye ayıplayayım ki?Onları bu hale getiren seksen darbesinin ideologlarını ve bu darbenin esintisi bugüne kadar hala taşımayı bilenleri ayıplamak gerek.Bu muydu istediğiniz toplum?Düşünmeyen ama anlık hazların tepkilerine mahkum bir toplum mu?Ertesi gün soralım bakalım o Vandallara:niye yaptın diye? Eminim bir yanıt veremeyecektir.Hatta kendisine bile ne yaptığını açıklayamayacaktır..
Vandalizm ve barbarlık bu toplumun kanında vardır! Yok yahu, benim kanımda niye yok?Ben bu ülkenin vatandaşı değil miyim?Tabii,o zaman, Türk olmama olasılığım yüksek.O zaman bu ülkeden Türkleri kovalım,geriye kalanlar bize yeter!Ne de olsa Türkler olarak;turistlere tecavüz eden,takımı için dükkanları yağmalayan,insan öldüren,küfür eden,İngiltere de bile bayrağımızı stada çeken,on tanesi bir araya gelince koca bir taraftar kitlesini önüne katıp kovalayan bir kimliğimiz var.Aidiyetimiz şiddete dayalı,ne kadar vurabiliyorsak o kadar ait hissediyoruz bu topluma kendimizi….
Ben bu topluma ait değilim diye düşünüyorum.Ne de olsa bunların hiçbirini yapmadım ve yapamıyorum.Benim gibi ait olmadığını düşünenler olduğunu da biliyorum.Bu ülkede ki insanların bir kısmı televizyonu seyrederken,gazete okurken yada sokakta gezerken acaba bu topluma mı aidim diye düşünüyor.Bir gariplik bir eksiklik hissediyor kendinde,biat etmediği,Vandal olmadığı,küfür etmediği,kadın dövmediği,erkeğini kutsallaştırmadığı,kitap okuduğu,sorguladığı ve düşündüğü için..O zaman bir yerlere mi gitmeli?
Kendimizi daha ait hissedilebileceğimiz bir yer var mı?Grönland,Avustralya,Yeni Zelanda,Triniadad-Tobacco ?
Yoksa bir şeyler mi yapmalıyız?İçinde yaşadığımız bu topluma daha da fazla yabancılaşmadan.
Ne yapmalı?
Minik etnisiteler ve dini bağlılıkların ön plana çıkarıldığı bu dönemde,siyasi ve ideolojik boşluğu başka kavramlar ile doldurulmaya çalışılıyor.Hatta artık doldurulduğunu söyleyebiliriz.Kitlelerin yeni ve kapsamlı afyonlarından olan futbol da bunlardan biri..
Öyle ki Pazar akşamı gördüklerimden sonra,bu ülkede aidiyetin ve kimlik yapısının tamamen değiştiğini söyleyebilirim:Bir takımın taraftarı şampiyon olamadığı için neredeyse takımını,stadını ve onun çevresinde ki her şeyi yıktı geçti.
Bu kadar da olmaz ki diyemiyorum,çünkü çok daha ağırlarını göreceğimize eminim.Bunu yapan kimseyi ayıplamıyorum.Niye ayıplayayım ki?Onları bu hale getiren seksen darbesinin ideologlarını ve bu darbenin esintisi bugüne kadar hala taşımayı bilenleri ayıplamak gerek.Bu muydu istediğiniz toplum?Düşünmeyen ama anlık hazların tepkilerine mahkum bir toplum mu?Ertesi gün soralım bakalım o Vandallara:niye yaptın diye? Eminim bir yanıt veremeyecektir.Hatta kendisine bile ne yaptığını açıklayamayacaktır..
Vandalizm ve barbarlık bu toplumun kanında vardır! Yok yahu, benim kanımda niye yok?Ben bu ülkenin vatandaşı değil miyim?Tabii,o zaman, Türk olmama olasılığım yüksek.O zaman bu ülkeden Türkleri kovalım,geriye kalanlar bize yeter!Ne de olsa Türkler olarak;turistlere tecavüz eden,takımı için dükkanları yağmalayan,insan öldüren,küfür eden,İngiltere de bile bayrağımızı stada çeken,on tanesi bir araya gelince koca bir taraftar kitlesini önüne katıp kovalayan bir kimliğimiz var.Aidiyetimiz şiddete dayalı,ne kadar vurabiliyorsak o kadar ait hissediyoruz bu topluma kendimizi….
Ben bu topluma ait değilim diye düşünüyorum.Ne de olsa bunların hiçbirini yapmadım ve yapamıyorum.Benim gibi ait olmadığını düşünenler olduğunu da biliyorum.Bu ülkede ki insanların bir kısmı televizyonu seyrederken,gazete okurken yada sokakta gezerken acaba bu topluma mı aidim diye düşünüyor.Bir gariplik bir eksiklik hissediyor kendinde,biat etmediği,Vandal olmadığı,küfür etmediği,kadın dövmediği,erkeğini kutsallaştırmadığı,kitap okuduğu,sorguladığı ve düşündüğü için..O zaman bir yerlere mi gitmeli?
Kendimizi daha ait hissedilebileceğimiz bir yer var mı?Grönland,Avustralya,Yeni Zelanda,Triniadad-Tobacco ?
Yoksa bir şeyler mi yapmalıyız?İçinde yaşadığımız bu topluma daha da fazla yabancılaşmadan.
Ne yapmalı?
yorumlar












tam da bu durumla alakalı bir kitap geldi aklıma ; eric hoffer - kesin inançlılar..
"Aidiyetimiz şiddete dayalı,ne kadar vurabiliyorsak o kadar ait hissediyoruz bu topluma kendimizi…"
bu sanırım altı üstü sağı solu çizilip cercevelenecek bi cümle..sevgisini dahi şiddetle,haşince gösteren bir toplum olmaya bizi yönelten şey de ne?
barbar türk deyişini kanıksamış olabilir miyiz